
Sivas’ın Kangal ilçesinde faaliyet gösteren ve Konya Şeker tarafından işletilen Kangal Termik Santrali’nin oluşturduğu kül dağları, çevre köylerde yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor.
KANGAL TERMİK SANTRALİ ÇEVRE KÖYLERİ TEHDİT EDİYOR
Özellikle santralden çıkan kömür küllerinin açık alanda depolanması nedeniyle bölgede yaşayan vatandaşlar sağlık sorunlarının arttığını belirtiyor.
Kül dağlarından en fazla etkilenen köylerden biri olan Hamal köyünde, geçmişte yaklaşık 300 hanenin bulunduğu köyde bugün yalnızca 30 hanenin kaldığı ifade edildi. Bölge sakinleri, artan kanser vakalarının santral atıklarından kaynaklandığını öne sürüyor.
Yaklaşık 30 köyün etkilendiği belirtilen bölgede, Mağara köyü de ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldı. Köye yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta bulunan kül depolama alanının zamanla dev bir kül dağına dönüştüğü belirtilirken, özellikle rüzgârlı havalarda yayılan külün nefes almayı zorlaştırdığı ifade edildi. Köy sakinleri, ağaçların artık meyve vermediğini ve tarımsal üretimin büyük ölçüde sona erdiğini söyledi.
Köy sakinlerinden Hatun Kahveci, yıllar önce köyün bağ ve bahçelerle dolu olduğunu belirterek, bugün ise yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını ifade etti. Kahveci, köyde kanser vakalarının arttığını, rüzgârlı havalarda pencerelerini dahi açamadıklarını ve kar yağdığında karın üzerinin kül tabakasıyla kaplandığını dile getirdi.
Bir diğer köy sakini Serkan Karadeniz ise bölgede özellikle kanser ve solunum yolu hastalıklarının yaygınlaştığını belirterek, “Artık köyümüzde normal ölüm kalmadı denecek duruma geldik” dedi. Karadeniz, ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle köyü tamamen terk edemediklerini ancak yaşam şartlarının her geçen gün zorlaştığını söyledi.
Kangal Termik Santrali, 8 Şubat 2013 tarihinde özelleştirilerek Konya Şeker bünyesine devredilmişti. Santral, 2020 yılında filtresiz bacaları nedeniyle gündeme gelmiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla faaliyetleri geçici olarak durdurulmuştu. Gerekli filtreleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından santral yeniden tam kapasite üretime başlamıştı.
Ancak bölge halkı, santralde kullanılan kömürlerden çıkan küllerin açık alanda depolanmasının çevre ve insan sağlığı açısından büyük risk oluşturmaya devam ettiğini savunuyor.

